Lizbon’da Olaylı Gece: Real Madrid’in Benfica Zaferi

Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi, 2025-26 sezonu play-off turunda futbolseverleri dev bir eşleşmeyle buluşturdu. Portekiz’in büyüleyici atmosferiyle tanınan Estádio da Luz stadında, Real Madrid ile Benfica karşı karşıya geldi. 66 binden fazla taraftarın tribünleri doldurduğu bu kritik gecede, sahadaki futboldan ziyade yaşanan olaylar ve Arda Güler’in sergilediği performans uzun süre konuşulacak nitelikteydi. Real Madrid, sahadan 1-0’lık galibiyetle ayrılarak Madrid’deki rövanş öncesinde cebine çok değerli bir avantaj koysa da, maçın ikinci yarısında yaşanan ırkçılık iddiaları ve oyunun uzun süre durması müsabakanın önüne geçti.

Devler Liginde Arda Güler ve Real Madrid Rüzgarı

Real Madrid teknik direktörü Álvaro Arbeloa, takımdaki önemli eksiklikler nedeniyle kadroda zorunlu ama heyecan verici değişikliklere gitti. Jude Bellingham’ın sakatlığı ve Rodrygo’nun cezalı oluşu, gözleri genç Türk yıldız Arda Güler’e çevirdi. Arbeloa, Arda’yı ilk 11’de sahaya sürerek ona hücum organizasyonlarında kilit bir rol verdi. Maçın başlangıç düdüğüyle birlikte Arda Güler, sağ kanat ile merkez arasında serbest bir rol üstlenerek takımının pas trafiğini yönetmeye başladı. İlk yarıda Real Madrid topa sahip olan taraf olsa da, Benfica savunması ve kalecisi Anatoliy Trubin geçit vermemek için büyük bir direnç gösterdi.

Karşılaşmanın ilk devresinde Real Madrid’in en net gol pozisyonu yine Arda Güler’in ayağından geldi. Devrenin duraklama dakikalarında ceza sahası içinde topla buluşan genç yıldız, şık bir vücut çalımıyla önünü boşaltıp uzak köşeye harika bir plase gönderdi. Ancak Benfica kalecisi Trubin, adeta imkansızı başararak parmaklarının ucuyla topu kornere çeldi. Bu pozisyon, Arda’nın bu seviyelerdeki özgüvenini ve kalitesini bir kez daha kanıtlarken, ilk yarının da golsüz eşitlikle tamamlanmasına neden oldu. Arda Güler, sadece bu pozisyonla değil, maç genelindeki yüzde 89.63’lük pas isabet oranıyla da takımın en güvenilir isimlerinden biri olmayı başardı.

Vinícius Júnior’un Golü ve Tribünleri Saran Gerginlik

İkinci yarının hemen başında Real Madrid baskısını artırdı ve aranan gol 50. dakikada geldi. Hızlı gelişen bir atakta Kylian Mbappé, hızıyla Benfica savunmasını dengesiz yakalayarak topu sol kanattaki Vinícius Júnior’a aktardı. Brezilyalı yıldız, kendine has stiliyle içeriye katedip sağ ayağıyla topu kalecinin uzanamayacağı köşeye göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Ancak bu sevinç gösterisi kısa sürede yerini büyük bir gerginliğe bıraktı. Vinícius Jr., gol kutlaması sırasında Benfica’nın Arjantinli genç oyuncusu Gianluca Prestianni ile karşı karşıya geldi ve rakibinin kendisine ırkçı söylemlerde bulunduğunu iddia etti.

Bu iddia üzerine saha bir anda karıştı. Hakem, UEFA’nın bu konudaki katı protokollerini devreye sokarak oyunu durdurdu. Vinícius’un oldukça sinirli olduğu gözlenirken, Real Madrid teknik heyeti ve futbolcuları takım arkadaşlarına destek verdi. Maç yaklaşık 10 dakika boyunca durakladı ve stat hoparlörlerinden ırkçılık karşıtı anonslar yapıldı. Benfica tribünlerinden gelen ıslık sesleri altında oyun yeniden başlasa da, sahadaki atmosfer tamamen değişmişti. Bu olay, Vinícius Jr.’ın kariyeri boyunca Avrupa sahalarında karşılaştığı zorlukların bir yenisi olarak kayıtlara geçerken, maçın geri kalanında odak noktasının futboldan uzaklaşmasına neden oldu.

Sahadaki Taktik Savaş ve İstatistiklerin Dili

Maçın teknik detaylarına bakıldığında, Real Madrid’in oyunu domine ettiği açıkça görülüyordu. Yüzde 58,4’lük topa sahip olma oranı yakalayan İspanyol devine karşı, Jose Mourinho yönetimindeki Benfica daha çok kontra ataklarla etkili olmaya çalıştı. Real Madrid kalesinde Thibaut Courtois, özellikle Fredrik Aursnes’in sert şutunda devleşerek kritik bir kurtarışa imza attı. Benfica’da ise kaleci Trubin, kalesine gelen 7 isabetli şutun 6’sını kurtararak farkın açılmasını önleyen isim oldu. Mourinho’nun itirazları sonucunda kırmızı kart görmesi ise Benfica cephesindeki hayal kırıklığını pekiştirdi.

Real Madrid’in kadro yapısında Arda Güler’in yaratıcılığı, Valverde ve Tchouaméni’nin orta sahadaki direnciyle birleşince ortaya dengeli bir oyun çıktı. Arda, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde çıktığı 8 maçta ulaştığı 4 asistlik performansıyla, Bellingham’ın yokluğunu aratmayacağını bir kez daha gösterdi. Savunma hattında ise Rüdiger ve genç Huijsen, Benfica’nın golcüsü Pavlidis’e neredeyse hiç boş alan bırakmadı. Real Madrid, eksiklerine rağmen disiplinli bir 4-4-2 dizilişiyle sahada kalmayı bildi ve Portekiz deplasmanından istediğini alarak dönmeyi başardı.

Santiago Bernabéu Öncesi Avantaj İspanyol Devinde

Bu çekişmeli eşleşmenin rövanşı 25 Şubat 2026 tarihinde Madrid’de, Santiago Bernabéu stadında oynanacak. Real Madrid, deplasmanda aldığı bu 1-0’lık galibiyetle tur kapısını ardına kadar araladı. Ancak Benfica’nın pes etmeye niyeti yok. Portekiz ekibi, bir önceki karşılaşmada Real Madrid’i 4-2 yenerek büyük bir sürprize imza atmıştı ve yine benzer bir mucizeyi gerçekleştirmek için İspanya’ya gidecek. Mourinho’nun cezalı olması Benfica için büyük bir dezavantaj olsa da, takımın hücum hattındaki yetenekli oyuncular her an skoru değiştirebilecek kapasitede.

Rövanş maçında Real Madrid’in kendi evinde nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu. Arda Güler’in bu performansı sonrası ilk 11’deki yerini sağlamlaştırıp sağlamlaştırmayacağı, Vinícius Jr. üzerindeki baskının nasıl yönetileceği ve Benfica’nın risk alarak başlayacağı maçta Mbappé’nin bulacağı boş alanlar gecenin kaderini belirleyecek. Futbol dünyası, hem bu sportif rekabeti hem de saha dışı olayların yankılarını takip etmek için şimdiden 25 Şubat’a kilitlenmiş durumda. Sonuç ne olursa olsun, bu eşleşme 2026 yılının en unutulmaz Avrupa gecelerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.